
19 Temmuz 2009 Pazar
17 Temmuz 2009 Cuma
14 Temmuz 2009 Salı
Gibi gibi
12 Temmuz 2009 Pazar
Selçuk için...
Aşk bazen hiç beklemediğin bir anda gelir.
Kaybolduğunu sandığın bir kalabalığın içinde seni gören bir çift gözle çıkıp gelir. Fark edilmiş olmanın mutluluğuyla.
Kısacık bir telefon mesajıyla gelir. Senin yerine yapılıvermiş küçücük bir şeyle gelir.
Bazen de küçük cümlelerin içine saklanarak gelir aşk.
Hiç umulmadık bir şekilde, pat diye çıkıp gelir.
Kalbin de, bedenin de hazırlıksızken gelir. Özensiz bir giysi vardır üzerinde ya da yağmurda ıslanmışsındır; tam da o gün garip bir tesadüf eseri tatlı bir tanışıklık yaşanır, sonra araya vakit girer, iş güç girer, dünya telaşı girer ama günün birinde başka bir yerde tekrar karşılaşırsınız. Belki sen hatırlamazsın ama o seni en çirkin halinle gördüğü halde unutmamıştır. Unutulmamış olmanın hazzıyla çıkıp gelir.
Bazen bir şarkıyla çıkar gelir. Beklenmedik jestlerle ve ummadığın anda karşılaştığın şefkatle gelir.
İlle de bir beraberliğe dönüşmekte diretmeyerek gelir. Bilirsin, sana ilgi duyan birisi vardır ama dile dökmemiştir bunu; ne zaman karşılaşsanız aynı utangaçlıkla minicik bir şey yapar ve sen de kabul edersin; bu kabulleniş ona yeter ama seni de mutlu eder. Her defasında “Vay be! Hâlâ devam ediyor demek ki, ne güzel” dersin. Evet, aşk bazen de böyle gelir.
Olasılıklarla, arzularla, geçmişinden duyduğun utanç ve gururla, yaralarınla ve umudunla, kahkahalarınla ve göz yaşlarınla, iyilikle ve kötülükle, hayata ve aşka karşı yeniden duymaya başladığın o büyük inançla ya da engellerle ve imkansızlıklarla çıkıp gelir...
İ.Aydın
Kaybolduğunu sandığın bir kalabalığın içinde seni gören bir çift gözle çıkıp gelir. Fark edilmiş olmanın mutluluğuyla.
Kısacık bir telefon mesajıyla gelir. Senin yerine yapılıvermiş küçücük bir şeyle gelir.
Bazen de küçük cümlelerin içine saklanarak gelir aşk.
Hiç umulmadık bir şekilde, pat diye çıkıp gelir.
Kalbin de, bedenin de hazırlıksızken gelir. Özensiz bir giysi vardır üzerinde ya da yağmurda ıslanmışsındır; tam da o gün garip bir tesadüf eseri tatlı bir tanışıklık yaşanır, sonra araya vakit girer, iş güç girer, dünya telaşı girer ama günün birinde başka bir yerde tekrar karşılaşırsınız. Belki sen hatırlamazsın ama o seni en çirkin halinle gördüğü halde unutmamıştır. Unutulmamış olmanın hazzıyla çıkıp gelir.
Bazen bir şarkıyla çıkar gelir. Beklenmedik jestlerle ve ummadığın anda karşılaştığın şefkatle gelir.
İlle de bir beraberliğe dönüşmekte diretmeyerek gelir. Bilirsin, sana ilgi duyan birisi vardır ama dile dökmemiştir bunu; ne zaman karşılaşsanız aynı utangaçlıkla minicik bir şey yapar ve sen de kabul edersin; bu kabulleniş ona yeter ama seni de mutlu eder. Her defasında “Vay be! Hâlâ devam ediyor demek ki, ne güzel” dersin. Evet, aşk bazen de böyle gelir.
Olasılıklarla, arzularla, geçmişinden duyduğun utanç ve gururla, yaralarınla ve umudunla, kahkahalarınla ve göz yaşlarınla, iyilikle ve kötülükle, hayata ve aşka karşı yeniden duymaya başladığın o büyük inançla ya da engellerle ve imkansızlıklarla çıkıp gelir...
İ.Aydın
9 Temmuz 2009 Perşembe
1 - 0
Yanlış anlaşılmayı kim icat etti acaba? Farkında mıydı icat ettiği bu aptal şey yüzünden bu kadar çok kalp kırılacağının? Zaten dünyada her şey zorken bir de bunu icat etmek nasıl geldi acaba aklına? Hey baksana herkes birbirini anlıyor, Tanrım bu çok sıkıcı! Acaba insanlar lafı kulağıyla değil de başka taraflarıyla dinleseler nasıl olurdu acaba?
Ve sonuç; saat 00.11
Yanlış anlaşılma: 1 - Esma:0
Ve sonuç; saat 00.11
Yanlış anlaşılma: 1 - Esma:0
6 Temmuz 2009 Pazartesi
3 Temmuz 2009 Cuma
Bu aralar sanki sana bir hâller olmuş
Bu bloğun yazar kişisi şu sıralar;
Kendini çok mutsuz, yalnız ve terkedilmiş hissediyor.
Birbirinin aynısı ezbere günler yaşıyor, artık gözlerini açmasına gerek kalmıyor çünkü her ayrıntısını biliyor lanet günlerinin.
Kendini önemli ya da kıymetli hissetmiyor.
Ve sanırım geleceğe dair güzel şeyler hayali kurmayı geçen hafta bıraktı, ondan önce de galiba ertesi gün kaygısını bırakmıştı.
Artık telefonlarına bakmıyor çünkü arayanı yok, msndeki listesi çok azaldı, güzel tüm sebepleri teker teker kayboluyor.
Keyifsiz, bitik, anlamsız günler geçiriyor.
Galiba bir süre ortadan yok olmak istiyor, belki bir süre değil bir ömür, kimbilir...
Kendini çok mutsuz, yalnız ve terkedilmiş hissediyor.
Birbirinin aynısı ezbere günler yaşıyor, artık gözlerini açmasına gerek kalmıyor çünkü her ayrıntısını biliyor lanet günlerinin.
Kendini önemli ya da kıymetli hissetmiyor.
Ve sanırım geleceğe dair güzel şeyler hayali kurmayı geçen hafta bıraktı, ondan önce de galiba ertesi gün kaygısını bırakmıştı.
Artık telefonlarına bakmıyor çünkü arayanı yok, msndeki listesi çok azaldı, güzel tüm sebepleri teker teker kayboluyor.
Keyifsiz, bitik, anlamsız günler geçiriyor.
Galiba bir süre ortadan yok olmak istiyor, belki bir süre değil bir ömür, kimbilir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


