Bir Gün: Pazar, öğleden sonra ile akşam arası, o çabucak geçen saatler.
Bir Şehir: İstanbul
Bir Renk: Hiç düşünmeden mor.
Bir Çiçek: Sarı gül ama dalında, koparılınca sarısını yitiriyor ve kalbimi üzüyor çünkü.
Bir Kuş: Martı kuşu:)
Bir Mısra: "Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu/İki kere öpsem üçün boynu bükük..." (C.Süreya)
Bir Ders: Kompozisyon dersi
Bir Kitap: "Heidi". Okuma serüvenimin ilk basamağı, dedesini hiç tanımamış biri olarak imrendiğim kırmızı yanaklı kız.
Bir İçecek: Yanında güzel bir sohbetle kahve, neli olursa olsun hem de.
Bir Ay: Ocak, ocak, ocak ama çok karlı bir Ocak.
Bir Deniz: Marmara Denizi; bir ülkenin içine sığındığı için belki çok acıyorum ona.
Bir Soru: Neyin var?
Bir Ağaç: Erik ağacı; yeni çiçek açarken, gelin gibi.
Bir Ses: Sevilenin sesi...
Bir Kelime: Balım
Bir Şarkı: İki Parça Can
Bir Film: Esaretin Bedeli; Tim Robbins ve Morgan Freeman benim için oynadı o filmde, biliyorum...
Bir Aktör: Alfred James Pacino, ister 69 ister 169 yaşında olsun, hiç önemli değil:)
Bir Yazar: Paul Auster, alıp başını gidenlerin yazarı.
Bir Hayal: Sıcacık bir yuva.
Bir Mekân: Sultanahmet, Alman Çeşmesi, oradaki banklardan herhangi biri.
Bir İsim: Mehlikâ, Yahya Kemal'in "Mehlikâ Sultan" şiirine hayranlıkla.
Bir Koku: Makarnanın suyunun kokusu.
Bir Acı: Babanı ağlarken görmek.
Bir Sevinç: Bir bayram sabahı abinin Mersin'den gelmesi.
Bir Huzur: Uyuyamam dediğin bir durumda uyumak, hem de derinden.