31 Mayıs 2009 Pazar

Baş ağrısı, ekmek arası balıklar, bencillik

Son bir haftadır aralıksız ağrıyan lanet bir başım var ey sevgili okur:( İlaç, dinlenme, stres yapmama (!) hiçbir halt işe yaramadı. Beynimin içi uğulduyor ve ben sanki dünyaya bir fanus içinde bakıyorum. Balıklar da böyle zahar, yazık valla hayvancıklara onlar için en iyisi bir ekmek arası huzu gibi duruyor:) Benim başım ağrıyor ya kimse için iy dileklerim yok valla bugünlerde, bencilim ulan bencil, bu zamana kadar kendimden başka herkesi düşündüm de noldu sanki, koca bir hiçççç.




Cidden başımın zonkladığını hissediyorum ya, bu nası bir ağrıdır Allah'ım:( Yani şikayet değil tabi daha beterini verme nolur da hani benim için iyi günler başlamıştı of ya nerden çıktı şimdi bu:S



Aman ne biçim yazı oldu şimdi bu, yayınlamasam mı acep?

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Soru(n)

Aşağıdakilerden hangisi bir özel ders öğretmeninin iş tanımına girer?

A) Öğrencinin okuldaki derslerine paralel olarak ders tekrarı yaptırmak

B) Öğrencinin bütün günlük ve performans ödevlerini yapmak

C) Öğrenci ders aralarında sıkıldığında saçlarını örmek

D) Öğrencinin doğum günü partisinin davetiyesini hazırlamak

E) Hepsi:)

24 Mayıs 2009 Pazar

I can do, I can't do...

Kimseye tutamayacağınız sözler vermeyin.
Kimseye hakettiğinden fazla değer vermeyin.
İnsanlara ama en çok da kendinize "zaman" verin.
Önemli kararlar almak için biraz kendinizi dinleyin.
Az konuşun, çok dinleyin, daha da çok düşünün.
Hayatınızda olmasını istediğiniz insanlarla,
hayatınızdan çıkmasını istediğiniz insanları bir an önce belirleyin.
Sinirlenmeyin.
Sık sık ağlamayın hatta hiç ağlamayın.
Umutsuzluğa düşmeyin.
Ben bunların hiçbirini yapamıyorum ev sevgili okur, bari siz yapın...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Henüz

Bu nasıl bir alınganlıktır, bu nasıl bir çocukluktur yahu...

Büyüdük sanıyordum, henüz büyümemişiz...

21 Mayıs 2009 Perşembe

Ya da

Belki de her şey yanlış anlaşılmalardan ibarettir ya da daha önce söylenmiş ve unutulmayan sözlerin tekkerrür etmesinin korkusudur ya da sadece doğal bir olaydır o anda tahmin edilemeyen ya da başka sıkıntıların dışa vurumudur ya da...

Her neyse...

19 Mayıs 2009 Salı

Fairy Tale

This is a fairy tale:)

17 Mayıs 2009 Pazar

Sıcağı sıcağına

İKİ KALP
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni...
Cemal Süreya
( 1931 - 1990 )
Ne zaman bitiyor heyecanlar?
Peki ayrılık acısı ne zaman bitiyor 2009'da? Bir yerde okumuştum ayrılık acısı en fazla ilişkinin ömrünün yarısı kadar sürüyormuş, bu durumda ya biz gerçekten belli etmiyoruz acımızı ya da ilişkilerimiz sandığımız kadar da uzun sürmüyormuş acısı az sürdüğüne göre...
Mevsimler etkilemeli mi peki bir aşkın gidişatını? Ne çok sorularım var kendime keşke bir de yanıtları bilsem...
Öyle yorgunum ki. Her şey bu kadar zor mu olmalı yoksa her şeyi zorlaştıran yine kendimiz miyiz?
Söyleyecek çok sözüm var aslında ama belki de...

16 Mayıs 2009 Cumartesi

En Fazla...

bir tanem!
son mektubunda:
"başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun. "
seni asarlarsa
seni kaybedersem,"
diyorsun,
"yaşayamam!"

yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram
rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda ölüm acısı.

Nazım Hikmet Ran

15 Mayıs 2009 Cuma

Sır

Mine Hanım'ın bana "Nermin Bezmen ne ara yazar oldu yahu!" lafımı yemem için verdiği kitabın adı: Sır...

Ne kitap be okudukça yanaklarımı ateş basıyor amanın diyorum bu nasıl kadın, arada bir de kendimi tutamayıp Selçuk'a anlatıyorum ama yanlış yapıyorum farkındayım:)

Neyse henüz bitmedi bitsin uzun bir eleştiri yazısı gelecektir, işin komik tarafı kitabı en çok öğrencimin birine SBS denemesi yaptığım zaman okumam, konuyu bilenler anladı ne dediğimi:)

Sağlıcakla kalalım.

Amin.

7 Mayıs 2009 Perşembe

Nolur?

Çok özlersen, hem de çok çok özlersen...

Nolur?

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Ey Parlak Melek!

Romeo:
Ey parlak melek, konuş yine!
Sen, göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;
Cennetin kanatlı ulağısın başımın üstünde,
Tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerinde gördüğün gibi.
Tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında,
Onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla,
Öylece bakıyorum sana.
William Shakespeare

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Taş

Attığı adımların yanlış olduğunu nasıl anlar insan ilk? Ayağına takılan ilk taş mı aklı başa getirir yoksa çıkılmayan sokak mı? Peki ben nerede ve nasıl oluyor da hata yapıyorum?


Selçuk...




Üzgünüm desem bir şey ifade eder mi senin için?

saçma bişi

herkesler uyurken...

birilerinin uyanık olması hatta hiç uyumak istememesi normal midir yoksa rahatsız bir ruh hali midir?

kafasının içinden binbir şey geçen insan kişisiyim artık bazen ben bile kendime şaşıyorum insan zihni bu kadar çok komplo teorisi üretebilir mi diye.

her yeni günde onlarca yeni karar alıyorum yeni yetmeler gibi ama nafile hiçbiri yeni bir sabahı göremiyor... (dikkat ediniz bir cümlede tam 4 adet "yeni" sözcüğü kullanılmış ve bu karışık cümle bir parantezle renklendirilmeye çalışılınmıştır ve bu son sözcük için de baya baya heceleme provası yapılmıştır)

anlamsız geliyor değil mi yazdıklarım? işte ben bu aptal esma ile yaşıyorum kaç zamandır, arada bir de buraya kusuyorum ortalık batıyor sevgili pek sevgili okur...

artık cümle başları da büyük harf değil dikkat ettiniz mi Matmazel Mine?

ben hep bişeylere dikkat ederek yaşadım hayatta ama ne gerek varmış diyorum şimdi 30 a 3 kala, ne gerek varmış o kadar da tedbirli olmaya, ne gerek varmış çantada yara bandı taşımaya, ne gerek varmış hep tetikte olmaya.

susmalı mı peki? benden istenen ne bi anlayabilsem ah keşke... belki o zaman daha az acı çekerim canım da daha az yanar ama nafile.

bazen diyorum ki keşke...

1 Mayıs 2009 Cuma

başlık bulamadım

bu gece delirmekten beni minem kurtardı... iyi ki var, iyi ki...